
Geçmişte resmî kurumlara şikâyette bulunmak ve dilekçe yazmak bürokratik engeller ve karmaşık süreçler nedeniyle birçok kişi için caydırıcıydı.
Yapay zekâ araçlarının, özellikle de ChatGPT'nin hayatımıza girmesiyle birlikte bu engel ortadan kalktı ancak bu durum kamu kurumlarında daha önce görülmemiş bir başvuru yoğunluğuna yol açtı.
Küresel çapta bir artış var
ChatGPT’nin kullanıma sunulduğu 2022 yılından bu yana dünya genelinde resmî başvurularda muazzam bir artış gözleniyor. Örneğin Birleşik Krallık Konut Ombudsmanlığına yapılan şikâyetler 2 bin 600 seviyelerinden 7 binin üzerine çıkarken, ABD Tüketici Finansal Koruma Bürosuna ulaşan talepler yaklaşık beş katına ulaştı. Brezilya ve Almanya’da da benzer grafikler kaydedildi.
11 farklı hukuk sistemini inceleyen araştırmacı Chris Schmitz, 2022 sonrasında ivme kazanan bu tabloyu “ajan tabanlı taşkın” olarak adlandırıyor. Vatandaşların belgelerin fotoğrafını çekip saniyeler içinde resmî dilekçeye dönüştürebilmesi, hak arama sürecindeki idari yükü ortadan kaldırıyor.
Bu başvuru patlaması, sanılanın aksine yapay zekâ tarafından üretilmiş “çöp” veya niteliksiz içeriklerden oluşmuyor. Schmitz, kurumlara iletilen taleplerin çoğunun gerçek kişilere ait meşru başvurular olduğunu belirtiyor. Yükselen iş yükü kurumları zorlasa da vatandaşın kamuyla iletişim kurma biçimindeki bu köklü değişim, hantal bürokratik süreçlerin modern dünyaya uygun şekilde yeniden tasarlanması için tarihi bir fırsat niteliğinde.

